Dr2connect doctor specialist appointment systemDr2connect
PlanlarımızBlogİletişimBüyük Göç

Online Fitoterapi Günleri 2020

21 Şubat - 23 Şubat 2020, İstanbul

Kongre Bilgileri
Tarih

21 Şubat - 23 Şubat 2020, İstanbul

Şehir

Türkiye

Mekan

İstanbul


Kategoriler

Profesyonel Klinik Yönetimine Hazır Mısın?

Klinik yönetim panelinizi açmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Bizimle akıllı klinik yönetim sistemine sahip olun.

Ücretsiz Kliniğinizi Açın
Web Sitesine Git
Davet Mektubu / İçerik

Fitokimyasallar, kimyasal yapıları ve özelliklerine dayalı olan farklılıkları ile ayrılır. Bunlar karbonhidratlar, lipidler, fenolikler, terpenoidler ve alkaloidler, glikozitler, proteinler gibi sekonderbileşiklere verilen genel isimdir. Genel olarak patojenlerin gelişmesine engel olmak için, bitkilerin içerisinde bulunduğu kabul edilen fitokimyasallarınbelirli bölümü günümüzde tedavi amaçlı da kullanılabilmektedir. Fitokimyasalların yapılan çalışmalarla kanıtlanmış bir bölümü, küçük dozlarda alındıklarında, ılımlı hücresel stres yanıtları indükleyebilirler. Bu yanıt ise, hücrenin adaptif stres yanıtı şebekeleri üzerinden gerçekleşir. Bu durum “hormesis” kavramıyla ifade edilmektedir. Hormesisterimi, Antik Yunancada “hormaein” kelimesinden türetilmiş olup, “kışkırtmak, uyandırmak” anlamındadır. Hormesis üç fazlı doz ilişkisine dayandırılmaktadır. Buna göre: düşük dozlar aktivasyon ve stimülasyon, orta dozlar modülasyon ve regülasyon, yüksek dozlar ise inhibisyon ve supresyon etki gösterir. Hücrenin veya organizmanın toksik kimyasala veya çevresel bir faktöre düşük dozda maruz kalması, canlının adaptasyon kazanma sürecini hızlandırır. Bu fenomen, hormesis terimi ile açıklanır. Kısaca fitokimyasalların, farklı dozlarda zıt etkileri indüklenebilme özelliğidir. Etki mekanizması sistemi içerisinde, fitokimyasallar tarafından aktiflenen “hormetik yolaklar” olduğu kabul edilmektedir. Zerdeçal, çörek otu, zencefil gibi tıbbi bitkiler ile resveratrol ve kuersetin gibi bitkilerden elde edilen bileşikler hormetik etkilidir.